Web Sitelerinin İsimleri Gittikçe İstikrarsızlaşıyor
Abazab veya Eefoof gibi video paylaşım sitelerini duymuş olabilirsiniz, peki onlarla iş yapmak ister misiniz?
Silikon vadisi, sayıları gitgide artan şirketlerin arasında kalmış durumda. Riziko sermayecileri, 2006’nın başından beri, 400 yeni şirkete tam 2.5 milyar dolar yatırım yapmışlar. Rakamlar, bundan önceki iki yılda; 236 şirket için yapılan 1.3 milyar dolarlık harcama olarak belirlenmiş. (Bu veriler Dow Jones’un araştırma şirketi VentureOne’dan elde edilmiştir.)
Bu girişimcilerin, kısa dönem beklentileri, Google, Yahoo ve EBay’in kazançlarına ortak olmak. Fakat sayıları hala artıyor ve bu şirketlerin yeni isimlere ihtiyacı var.
Bir şirkete isim vermek, bir çocuğa isim vermekten çok daha zor. Şirkete verilen isim, hem modaya uygun olmalı hem de şirketi diğer yeni şirketlerden ayıran bir isim olmalı. Ayrıca benzersiz bir web adresi sağlaması gerektiğini de unutmamak lazım.
Bir yuvada, adaş çocuklar karışıklığa sebep olabilir, hatta bu belki biraz utandırıcı olabilir. Fakat şirketinize verdiğiniz isim eğer başkaları tarafından çoktan seçilmişse, bu kazanamayacağınız bir savaşa girdiğiniz anlamına gelir.
Peki, sonuç nedir? Yeni internet şirketleri, isim seçerken; yeni konuşmaya başlayan bir çocuğun kelimeleri gibi ya da bir uzaylının ağzından çıkabilecek kelimeler gibi isimler seçmek zorunda hissediyorlar.
Geleneksel şirketlerin çoktan seçmiş oldukları tarzda isimlerle piyasaya yeni giriş yapmak artık çok zor. Çünkü o tarz isimler çoktan tükenmiş bile. Örneğin Burger King. Birçok internet şirketinin adı, pek da anlamlı olmayan kelimelerden seçilmiş.
“Eskiden olduğu gibi, şirketlere verilen isimlerin, güven uyandırması ve firmanın gücünü göstermesi artık o kadar önemli değil.” diyor Catchword Branding adındaki firmanın kurucusu Burt Alper. Vudu ve Promptu, Catchword Branding’in isim verdiği şirketlerden ikisi. “Şimdi insanların önem verdikleri şey sadece, ismin değişik olması, diğerlerinden farklı olması.”
Yeni bir bebeğe isim verirken olduğu gibi, yeni bir şirkete isim verme sürecinde de, gecelerce kafa yormak, dışarıdan ve arkadaşlardan yardım almak gerekebiliyor.
Şirketin mali destekçileri, sizin çok beğendiğiniz bir isime, büyükbabalar gibi kaşlarını çatabilirler. Fakat şunu bilmek gerekir, yanlış bir isim seçimi, trilyonlarca dolarlık bir yatırımın çöpe gitmesi anlamına gelebilir.
Girişimciler, şirketlerinin bir adım önde olmalarını sağlayacak isimler seçmeye özen gösteriyorlar.
“Bir şirkete isim vermek, bir ünlüye isim bulmak gibi bir şey.” diyor Jared Kopf. Kopf; Adroll.com’a ve kendi reklam firması Slide’a isim babalığı yapmış. “Şirket isimleri, kimsenin önüne hazır bir şekilde koyulmuyor.”
Amerikan yazarı ve çizgi film yapımcısı Dr. Seuss’tan esinlenerek bir isim seçmek muzipçe olabilir. Eğer bu yazar internet girişimleriyle ilgili bir hikaye anlatacak olsaydı, Qumana ve Qoosa (blog ve internet arama siteleri) ile Tagtooga ve Tendango (sosyal içerikli ağlar) çatışma içerisinde olurdu. Barışı sağlayan ise Ooma (internet üzerinden telefon hizmeti sitesi) olurdu. BooRah (restoran eleştirileri sitesi) önce sorun yaratıp sonra sevindirir, Lala (müzik paylaşım sitesi) şarkı söylerdi.
Buna Google etkisi diyebiliriz. Bu başarılı internet arama şirketine, anlamsız ismi için teşekkür etmek gerek. Artık girişimciler Itzbig (kariyer sitesi) ile çalıştıkları için utanç duymuyorlar veya Picaboo’ya (özel fotoğraf kitapları sipariş etme sitesi) milyonlarca dolar yatırmaktan çekinmiyorlar. Artık kim International Business Machines veya General Electric’e yanaşmaya gerek duyar ki?
Birçok isim, firmayı çok az tanıtıyor. Xobni, Meebo ve Squidoo gibi sitelerin isimleri, ne yaptıklarıyla ilgili hiçbir ipucu barındırmıyor. Girişimciler, misyonlarını açıklama gereği yaratmanın, pazarlama avantajı sağladığına inanıyorlar.
Fakat isim verme uzmanlarına göre, internet şirketlerinin sürekli anlamsız isimler kullanmaları, müşterileri sıkmaya başlayabilir. İnsanlar, isimlerden içerikle ilgili bir ipucu alamadıkları için; Imeem’in bir sosyal ağ mı yoksa müzik ve video paylaşım sitesi mi yoksa çocuklar için bir site mi olduğunu ezberlemek zorunda kalıyorlar ve bu da onların pek hoşuna gitmiyor.
“Bu garip ve telaffuz edilmesi zor isimler artık bir moda haline geldi.” diyor Igor adında bir isim bulma şirketinin yönetim müdürü Steve Manning. “Her birini ayrı ayrı akılda tutmak çok da mümkün değil.” diye ekliyor.
Şirketlere isim bulanlar, internetin en büyük başarı hikayelerinden esinlenerek benzer isimler yaratmaya çalışıyorlar.
Yoomba adındaki e-mail hizmeti sitesinin kurucusu, bu ismin; hem Google gibi iki “o” harfi içerdiğini hem de İngilizce de “siz” anlamına gelen “you” sözcüğünü de içererek “Bu hizmet sizin için” gibi bir mesaj verdiklerini söylüyor. Bunun gibi birçok çift “o” içeren site sayabiliriz; Oogle, Renkoo, Kaboodle ve Wakoopa.
“Şirketinize isim verirken Google gibi bir kaynaktan destek almak, dilbilgisi açısından bir rahatlama sağlıyor.” diyor Landor Associates yöneticisi Anthony Shore. “Fakat herkes bu isimleri taklit ederse, herkes kaybeder.”
Kullanıcıların, blog’lara benzer metin mesajları yayımlayabildikleri, Twitter’ın adı doğadan ilham alınarak bulunmuş.
” Ne zaman kuşları dinlesem, bu tip sesleri isimlere dönüştürmeye çalışırım.” diyor Twitter’ın kurucusu Biz Stone.
Ariel Maislos ise, “Passave Technologies” ile yaşadığı sorunu hatırlamak bile istemiyor. İnsanlar bu kelimeyi telaffuz edemedikleri için sürekli şikayet ediyorlarmış.
Yeni şirket ise, “telefon konuşmalarınızı ilginç kılacak yeni bir teknoloji” olarak tanımlanıyor ismi de Pudding.
”Herkes Puding sever.” diyor Maislos.
”Google adı da ilk zamanlar çok saçma geliyordu. Fakat iyi ürünler ile isim de gelişme gösterdi” diyor Stone.
İnternet girişimcileri, benzersiz olmanın tek yolunun, bir web sitesine sahip olmak olduğunu söylüyor.
Birçok makul domain adı, birileri tarafından satın alınıyor ve neredeyse bunların hepsi tükenmiş durumda. Alakasız insanların domain isimlerini satın almalarının sebebi ise, bunları daha sonradan büyük paralara satmak. Birkaç örnek vermek gerekirse; creditcheck.com, 3 milyon dolara satıldı, porn.com ise, 9.5 milyon dolara.
Bazı internet şirketleri de, değişik yollarla domain oluşturmaya çalışıyorlar. Kelimelerden harf eksilterek veya noktalama işaretleri ekleyerek. Flickr, Ma.gnolia veya Del.icio.us gibi…
Peki ya isim tutunamazsa? Bu şirketler hemen değişime gidiyorlar. İnternet zamanı, oldukça hızlı işliyor. O yüzden değişimden kaçmamak gerekiyor. Örneğin; Riya, Like’a dönüştü; Eefoof ise VuMe’ye.
Birçok şirket, ismini bir süre sonra beğenmemeye başlayabiliyor. Bu sıklıkla karşılaşılan bir durum. Birkaç ay önce, Bijan Marashi, girişimine “stupid”(aptal) kelimesine oldukça benzer bir isim vererek hata yapıp yapmadığını sorgulamaya başladı.
Zoo-pit diye okunan Xoopit, aslında çorba anlamına gelen “soup” ile bağlantılı olarak koyulmuş.
Daha sonra da paranoyalar başlamış. Acaba rakipler, internetin kabadayıları Xoopit ile alay ederler mi?
Şu anda yeni hizmetler sunmaya devam eden Xoopit, ya ilerde büyük bir firmaya dönüşürse? O zaman bu isimle devam etmek ne kadar doğru olur?
Kaygılar o kadar artmıştı ki; hatta Marashi’nin işine para yatırmak isteyen bir girişimci, eğer Xoopit ismi değişmezse, para yatırmayacağını söyledi.Marashi, Phr332’i (freak gibi okunuyordu) önerdi, fakat bundan hemen vazgeçildi. Flume için de aynı şey oldu.
Marashi bir pazar araştırması yapma kararı aldı. Çevresindeki 10 kişiden “Xoopit” i sesli olarak telaffuz etmelerini istedi. Çoğu kişi bunu başarabildi. Bulduklarını 8 çalışanına rapor etti ve ailesi ile arkadaşlarının da fikirlerini aldı.
Haziran ayında, Xoopit, Xoopit olarak kalma kararı aldı. Şirket pazarlama sloganlarında, Xoopit’i bir fiil olarak kullanma kararı aldılar. “Don’t be stupid. Xoopit.” (Aptal olmayın, siz de katılın!)
”Eğer bir isim seçtiyseniz, onun ile devam etmek en doğrusu.” diyor Marashi. “Yeni bebek doğmuşsa, artık nüfus cüzdanını almanın zamanı gelmiş demektir.”